T.C. Edirne Belediyesi Avrupa Birliği ve Uluslararası İlişkiler Bürosu
Anasayfa Belediye Başkanımız AB ve Uluslararası İlişkiler Bürosu Edirne Avrupa Birliği Vizeler Hakkında Projelerimiz EDEN UNESCO İlgili Linkler İletişim Bilgileri
 

Highslide JS
PEHLİVANLAR HEYKELİ
Türkiye coğrafyasının Trakya bölgesinde yer alan Edirne altı kara ve demiryolu sınır kapısıyla Avrupa’ya bağlanır. Yunanistan ve Bulgaristan ile komşudur. Toplam dokuz ilçedeki nüfusu 400 bini aşkındır. Merkezin nüfusu ise 140 bin civarındadır. Kent girişinde sizi Pehlivanlar Heykeli karşılar. Bu heykelin bir özelliği de belli bir noktadan bakıldığında Ünlü Mimar Sinan’ın baş yapıtı Selimiye Caminin, güreşçilerin arasından gözükmesidir.
Highslide JS
MERİÇ KÖPRÜSÜ
Edirne köprüleri içinde en büyüklerinden biri Meriç ırmağı üzerinde kurulan Meriç köprüsüdür. Sultan Abdülmecit zamanında yaptırılmıştır. Uzunluğu 263 genişliği 7 metredir. On üç kemerli ve tekparça korkulukludur. Edirne’nin toplam dokuz taş köprüsü bulunmaktadır.
Highslide JS
SELİMİYE CAMİİ
Osmanlı İmparatorluğu’nun en parlak döneminde yapılmıştır. Mimar Sinan’ın 80 yaşında yarattığı ustalık dönemi eseridir. Temeli 1569 yılında Sultan II.Selim zamanında atılmış, yapımı 1575 yılında tamamlanmıştır. Selimiye camii adı Edirne ile birlikte anılan bir başyapıttır. Bu eser, taşın şiiridir.
Highslide JS
II.BEYAZID CAMİİ VE KÜLLİYESİ
Tunca ırmağı kenarındadır. Darüşşifası’nın temeli Sultan II. Beyazıd 1484 yılında atılmıştır. Camii, imaret, hastane, medrese, hamam, mutfak ve ambarlardan oluşan külliye 22 bin metrekarelik bir alana yayılmıştır. İslam dünyasının en büyük dini hayır kurumlarından biridir. Külliyenin cami dışında kalan bölümleri Trakya Üniversitesi’ne devredilmiştir. Darüşşüfa günümüzde sağlık müzesi olarak kullanılmaktadır. Bu müze 2004 yılında Avrupa Müze ödülünü almıştır.
Highslide JS
RÜSTEMPAŞA KERVANSARAYI
Kanuni Sultan Süleyman döneminin görkemli yapılarındandır. Padişahın sadrazamı ve damadı Rüstem Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kervansaray iki bölümden oluşur. Büyük avlunun bulunduğu yer Büyük Han, küçük avlunun bulunduğu yer ise Deve Hanı olarak adlandırılır. Büyük avlunun çevresine iki katlı odalar yerleştirilmiştir. Ön cephesinde 21 dükkan bulunur. Restore edilerek otel haline getirilmiştir. Rüstem Paşa Kervansaray’ı 1980 yılında Ağa han Mimarlık ödülü almıştır.
Highslide JS
ALİPAŞA ÇARŞISI
Edirne’nin Arasta ve Bedesten çarşılarından sonra üçüncü ve en büyük kapalı çarşısıdır. Dış duvarları kesme taş, üst kısımları tuğla örtülüdür. Toplam 129 dükkanının yer aldığı Ali Paşa çarşısı altı kapılı 300 metre uzunluğundadır. Ali Paşa çarşısı 16 ve 17.yüzyıllarda ticari yaşamın en önemli merkezi konumumdadır. Çarşı 1992 yılında büyük bir yangın geçirmiş, restore edilerek 1997 yılında yeniden kullanıma açılmıştır.
Highslide JS
MENHİR
Menhirler, Trakya bölgesinin yanı sıra Fransa'da ve İngiltere'de bulunmaktadır. Bunlar 10-12 metre yüksekliğinde dev taşlardır. Menhirlerin çoğunun mezar taşı olduğu ispatlanmıştır.
Highslide JS
MAKEDONYA SAAT KULESİ
Roma İmparatoru Harianus tarafından kurulan Hadrianpolis’i çevreleyen surların dört köşesinde yer alan kulelerden günümüze ulaşan tek yapıdır. Kule üzerine konulan saatler nedeniyle Saat Kulesi adıyla anılır.
Highslide JS
ROMA DÖNEMİ LAHİTİ
Edirne Arkooloji ve Etnoğrafya Müzesi’inde etnoğrafya Osmanlı ev eşyaları, halılar, sikkeler, kıyafetler, ahşap Edirnekari eşyalar, arkeloji bölümünde ise Prehistorik, Roma ve Bizans dönemie ait yazıtlar, mimari elemanlar, toprak kaplar ve heykellet sergilenmektedir. MS. 3.yüzyıla ait Roma Lahiti de bunlardan biridir.

Highslide JS
LALAPAŞA DOLMENLERİ
Tarih boyunca önemli uygarlıklara ev sahipliği yapmış olan Edirne’de en önemli kültür miraslarından biri de dolmenlerdir. Dolmenler ilk demir çağında MÖ 1200 yıllarında Kuzey Balkanlardan Trakya’ya göç eden topluluklara ait mezar anıtlarıdır. Batı Avrupa’dan Asya içlerine kadar çeşitli bölgelerde rastlanan Dolmenler Edirne’de Istranca dağı eteklerindeki Lalapaşa ilçesinde yoğunlaşmaktadır. Trak dolmenleri tek ve çift odalı olmak üzere iki çeşittedir.
Highslide JS
SİTTİŞAH SULTAN MEZAR TAŞI
Osmanlı imparatorluğunda mezar taşlarının ölen kişinin sosyal statüsüne göre düzenlenmesi önemli bir gelenektir.Bu mezar taşlarının pek çoğu günümüze ulaşmıştır. İstanbul’un fethini gerçekleştiren Fatih Sultan Mehmet’in eşi Sittişah Sultan’ın de mezarı Edirne’dedir. Adına bir cami bulkunan Sittşah Sultan’ın mezar kabri de bu cemşnin haziresinde yer almaktadır. Ayrıca Edirne ve Trakya çevresinde İslam mezar taşlarına yazı yazma geleneğinin 1420’lerden sonra görülmeye başlandığı biliniyor. Türk İslam Müzesi ile Arkoloji ve Etnografya Müzesi bahçesi ile Selimiye camii arkasındaki açık hava müzesinde farklı mezar taşı örnekleri görülebilir.
Highslide JS
SİNEGOG
Osmanlı Döneminde Edirne’de yaşayan Yahudi cemaatinin çokluğunu bu kentte ibadete açılan 14 sinegogla belgelenmektedir. Ancak bu yapıların büyük bir bölümü Ağustos 1905’te Edirne’de çıkan büyük bir yangınla tamamen kül olmuş, günümüze sadece Büyük Sinegog ulaşabilmiştir. Bu yapı,Fransız Mimar Depre tarafından Viyana Sinagog’u örnek alınarak yaptırılmıştır. Günümüzde harap bir durumda olan sinagog ‘Kutsal Büyük Havra’ adıyla 1907 yılında ibadete açılmıştır.
Highslide JS
SİNEGOG
İspanya’dan 1492 sonraki yıllarda Portekiz’den sürgün edilen Yahudi cemaatinin büyük bir bölümü İstanbul ve Edirne’ye yerleşmişlerdir. Edirne’de Kaleiçi mahallesinde yoğun olarak yaşayan Yahudi nüfusu, büyük bir hoşgörü içinde kültürlerini ve dini inançları günümüze kadar sürdürebilmişlerdir. Büyük Sinagog, Sultan II.Abdülhamit’in fermanıyla yaptırılmıştır.
Highslide JS
SV. GEORGİ BULGAR KİLİSESİ
Sv. Georgi Kilisesi Kıyık semtinde bulunmaktadır. Bir zamanlar şehrin bu bölgesinde genellikle Bulgar asıllı yurttaşların yaşadıkları biliniyor. Kilise 1881 yılında yapılmıştır. Zamanla haraplaşan yapı, Edirne’deki Doğal ve Kültürel Zenginliklerin Korunması komisyonunun aldığı karar gereğince restore edilmiş ve 2004 yılında yeniden ibadete açılmıştır.
Highslide JS
ESKİ CAMİ
Edirne’nin ilk anıtsal yapılarındandır. Osmanlı döneminin çok kubbeli yapıları içinde önemli bir yeri vardır. Özgün kalem işleri ve yazıları ünlüdür. Yapımı 1414 yılına tamamlanarak ibadete açılmıştır. Ayrıca Kabe'den getirildiği rivayet edilen ve mihrabın sağında bulunan Kabe Taşı, özel bir ziyaret noktasıdır.
Highslide JS
LALE
Lale çiçeğinin Türk kültüründe farklı ve önemli bir yeri vardır. Lale bahçeleri görkemli ve zengin bir sosyal hayatın süsleri olarak hatırlanır. Osmanlı imparatorluğunun bir dönemi bu yüzden Lale devri olarak adlandırılır. Kusursuz bir güzelliğin simgesi olan lale yalnızca süs bitkisi olarak kalmamış, süsleme motifi olarak da çok yaygın ve çeşitli olarak kullanılmıştır. Bunlar asında yer alan büyüleyici örnekler Selimiye caminin çinilerinde karşımıza çıkar.
Highslide JS
ESKİ VALİ KONAĞI
Edirne evleri savaşlar, yangınlar ve istilalara karşın ayakta kalmış örnekleriyle önem taşıyan sivil mimarlık örnekleridir. Bir dönem vali konağı ve devlet güzel sanatlar galerisi olarak hizmet veren bu yapı, tasarımının özgünlüğü, iç bezemesinin zenginliği ile otantik bir atmosferle insanı tarihin derinliklerine sürüklemektedir.
Highslide JS
KARAAĞAÇ EVLERİ
Karaağaç mahallesi Avrupa Birliğine komşuluk yapan bir Edirne mahallesidir. Yunanistan sınırı bu mahallenin birkaç kilometre ötesinde başlar. Tarihi istasyon binası, arnavut kaldırımlı yolu, bahçeli evleri, Lozan anıtı, mesire yerleri, sebze bahçeleri, hemen her ziyaretçiye güler yüzleriyle dostça sevecenlikle selamlayan sakinleriyle tam bir huzur beldesidir. Çoğu ilgi ve bakım bekleyen şirin evler, ziyaretçilerin ilgisini çekmekte,onların objektiflerine yaşlanmış ve yorgun görünümleriyle hep gülümsemektedirler.

Highslide JS
KARAAĞAÇ YOLU
Arnavut kaldırımlı Karaağaç yolu, Hürriyet Gazetesi tarafından Türkiye’nin en romantik 10 yolu arasında gösterilmişti. İki yanında yüzyıllık ağaçların dizildiği Karaağaç yolunda, sıkça görülen faytonlar, giderek yok olan bir yaşam kültürünü inatla yaşatmaya ve korumaya devam etmektedir. Dört mevsim ayrı bir güzelliği olan Karağaç yolu, özellikle kış aylarında daha bir doyumsuz hale bürünmektedir.
Highslide JS
TUNCA’DA KIŞ
Meriç, Ergene, Arda ve Tunca Edirne’nin dört ırmağının adıdır. Bulgaristan’da Balkan dağlarının Yumrukçal Tepesi’nden doğar, Suakacağı köyünden Türkiye topraklarına girer. Toplam 330 kilometre uzunluğundadır. Bu uzunluğun Edirne il sınırlarında kalan bölümü 61 kilometredir. Bütün verimli topraklar, bu ırmakların suladığı ovalarda yer alır. Tunca aynı zamanda kıyılarında piknik yapılan, tatlı su balığı avlanılan bir ırmaktır; salkım söğütleriyle her mevsim seyri doyumsuz kartpostal gibidir.
Highslide JS
KARAAĞAÇ İSTASYON BİNASI
Edirne İstasyon binası da Karaağaç Mahallesi’nin görülmeye değer yapıları asında yer alır. Tarihi binanın, kesin tasarım yılı saptanmamışsa da, yapımı 1914 yılında savaş nedeniyle yarım kaldığı Cumhuriyet’ten sonra 1930 yıllarında işletmeye açıldığı bilinmektedir. Edirne Gar binası Filibe, Selanik ve Sofya’dan sonra Şark Demiryolları adına tasarlanan dört istasyon binasının sonuncusudur. Bu tarihi binanın da hüzünlü bir öyküsü vardır. Tarihi Edirne Gar binası, günümüzde Trakya Üniversitesi’nin rektörlük hizmet binası olarak kullanılmaktadır.
Highslide JS
BÜLBÜL ADASI
Balkan coğrafyasının dağlarında nice yüksekliklerde çağlayan olup köpüren Meriç, Tunca ve Arda ırmakları, baş döndürücü bir hızla aktıktan sonra Edirne topraklarında Bülbül Adası denilen mevkidebirleşerek uysallaşır ve durulurlar. Saros Körfezi kıyılarından Ege denizine dökülene kadar bu üç hırçın ırmağın sesleri bir daha hiç çıkmaz olur; ovada nazlı nazlı süzülürler. Karlı dağları, yalçın kayalıkları,çağlayanları, derin vadileri, ulaşılmaz zirveleri, gür ormanları, barajları, kentleri, köyleri arkalarında bırakan Meriç,Tunca ve Arda ırmakları sessiz ve dokunaklı bir iklimde şairlere ilham veren edalı bir fotoğrafa dönüşürler.
Highslide JS
MERİÇ’TE GÜNBATIMI
Meriç ırmağının üstünde gün batımını izlemek anlatılması güç bir güzelliğiyaşamak, tanık olmaktır. Meriç ırmağı da Bulgaristan topraklarından doğar, bir süre Yunanistan-Bulgaristan ve Türkiye-Yunanistan kara sınırını çizerek sırasıyla Arda, Tunca ve Ergene ırmaklarıyla birleşir ve Saros Körfezi’ne ulaşır. Köprüdeki mermer yazıtlı kubbeli köşkün, padişah ve saray erkanının günbatmını seyretmesi içim yapıldığı biliniyor.
Highslide JS
LOZAN ANITI
Karaağaç mahallesi İsviçre’nin Lozan kentinde 24 Temmuz 1924 günü imzalanan ve bugünkü ülke sınırlarını çizen barış antlaşmasıyla savaş tazminatı karşılılığı olarak Türkiye’nin topraklarını katılMIŞ bir semttir. Bu nedenle Lozan barış Antlaşması’nın Edirne için önemli bir anlamı vardır. Bu anlam Lozan anıtıyla simgeleşir. Anadolu, Trakya ve Karaağaç’ı simgeleyen üç sütundan oluşan anıt, Türkiye’nin sayılı büyüklükteki anıtları arasında yer alır.
Highslide JS
ADALET KASRI
Kanuni Sultan Süleyman döneminin bakanlar kurulu ve yargıtayı olarak kullanılan dört katlı bir yapıdır. Bu yapı da Mimar Sinan’ın eseridir. Adalet Kasrının önünde restore edilmiş iki taş vardır. Bu taşlardan biri kanunlara karşı gelerek idam edilenlerin kesik başlarının halka gösterildiği ibret taşı diğeri de halkın saraya istek ve şikayetlerini yazı olarak iletilmesine yarayan dilek taşıdır.
Highslide JS
EĞRİBÜK VADİSİ
Bulgaristan’dan Türkiye topraklarına girdikten sonra Meriç ırmağıyla birleşinceye kadar Tunca ırmağı toprakta adeta dantel gibi bükler yaparak akar. Bu büklerden en güzel de Eğribük vadisidir. Bu vadiye Edirne’ye 5 kılometre uzaklıktaki Avarız köyünden ulaşılabilinir.
Highslide JS
SÜPÜRGECİ
Süpürgecilik Edirne’nin zamana direnen bir el zenaatıdır. El emeğiyle üretilen süpürgeler, hala evlerde elektrik süpürgelerinin homurtularına inat süpürmeye devam ediyor. Süpürge denilince Edirne kültüründe önemli bir yeri olan aynalı süpürgeyi de anmak gerekir. Elektrikli süpürgeler hayatımıza girene kadar, gelin adayı Edirneli genç kızların çeyiz sandıklarını süsleyen aynalı süpürgeler, günümüzde hediye eşyalar arasındaki yerini aldı. Bu arada Türkiye’nin tek süpürge borsasının da Edirne’de olduğunu hatırlatalım.

Highslide JS
ÇELTİKÇİLER
Buğday, şeker pancarı da yetişen tarımsal ürünler arasında yer alır. Ancak çeltik üretimi de Edirne’nin önemli bir tarımsal faaliyetlerinden biridir. Başta Tunca, Meriç ve Ergene tarafından sulanan verimli topraklarda ülke çeltik üretiminin yüzde 55’i Edirne’de gerçekleşir.
Highslide JS
AYÇİÇEKLERİ
Ayçiçeği Edirne’de yaygın olarak yetişen bir tarımsal üründür. Yaz aylarında Edirne’nin tarlaları sarı bir denize dönüşürler. Bu tarlalar arasından gezinirken ayçiçeklerine aşık Van Gogh’u hatırlamamak mümkün değildir.
Highslide JS
MİS SABUNU Dünyada ilk sabunu Mısırlılar; ilk kokulu sabunu ise Türkler yaptı. Dünya uygarlıklarında temizliğin simgesi olarak bilinen ve kabul edilen sabun XVII.yüzyıldan itibaren Edirne’de yeni bir kültürel kimlik kazandı. Kokulu meyve sabunları Osmanlı sarayında büyük itibar gördü; padişah eşleri ve kadınlarının bu sabunlarla yıkanıp mis gibi kokmaları hanedanlığın önemli bir ayrıcalığı oldu. Yeniden canlandırılan mis sabunları, Edirne’nin en çok ilgi gören hediyelik eşyası oldu.
Highslide JS
KAKAVA
Her yıl 5-6 Mayıs tarihlerinde yapılan Kakava Şenlikleri’nde baharın gelişi coşkuyla kutlanır. Geleneksel kimliğiyle Kakava Şenlikleri, Romanlar için ayrı bir anlam taşıyor. Roman geleneklerine göre evlenme çağına gelen genç kızlar, 6 Mayıs sabahı güneş doğmadan gelinlikleriyle Tunca ırmağı kenarına geliyor. Davul zurna eşliğinde oynayarak baharın gelişini kutlayan romanlar, iyi bir hayat için de dilek tutar.
Highslide JS
KIRKPINAR (Güreşçiler)
Kırkpınar yağlı güreşleri doğuşu 1354 yılına uzanan tarihin en eski spor organizasyonlarından biridir. Edirne Belediyesi tarafından düzenlenen Kırkpınar Yağlı güreşlerinde, her yıl binin üstünde pehlivan güreşmek için er meydanı olan çayırda güreşe tutuşur. Başpehlivanlık final güreşini kazanan güreşçi, o yıl Türkiye’nin başpehlivanı olur. Başpehlivana verilen çeşitli ödüllerin yanına bir de altın kemer takılır.
Highslide JS
KIRKPINAR (Keşke)
Kırkpınar yağlı güreşleri, yerli ve yabancı medya mensubu ve fotografçılar için eşsiz bir görüntü zenginliği içerir. Edirne belediyesi müsabakalar boyunca yüzlerce fotograf çeken fotografçılar için her yıl ulusal düzeyde bir fotograf yarışması düzenler. Güreş sonrası, çeşme altında hüzünlü bir yorgunluk yaşayan güreşçinin bu fotografı jüri tarafından 2004 yılında ikincilik ödülüne değer görüldü.
Highslide JS
II. BAYEZİD KÜLLİYESİ
Külliye'nin kuruluş amacı, dönemin en önemli şehirlerinden ve 2. başkent konumundaki Edirne'yi bir darruşşifaya (Hastane) kavuşturmaktı. Geniş amaçlı düşünülen,Külliyedeki diğer üniteler ise hastane hizmetini doğrudan veya dolaylı olarak tamamlayan sosyal, kültürel ve dini nitelikteki yapılardır. Tüm birimlerin aynı amaca yönelik hizmetleri döneminin sağlık ve sosyal yardım anlayışını yansıtmaktadır.
Highslide JS
MURADİYE CAMİİ
Sultan II. Murad tarafından 1435'te yaptırılan Muradiye Camii, ilk devir Osmanlı mimarisinin önemli örneklerindendir. çinileri ile ünlüdür.
Highslide JS

 

© Bu sayfa, Edirne Belediyesi Avrupa Birliği ve Uluslararası İlişkiler Bürosu tarafından hazırlanmıştır.

2008