ARKEOLOJİK KAZILARDA VE KAZI
ALANLARINDA YAPILACAK DÜZENLEME, RESTORASYON VE
KONSERVASYON PROJE VE UYGULAMALARINDA UYULACAK
USUL VE ESASLARA İLİŞKİN YÖNERGE
Not : Bakanlık Makamı’nın
…………..tarihli ve ……….sayılı onayı ile yürürlüğe
girmiştir.
Amaç :
Madde 1- Bu Yönergenin amacı,
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve
Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izinleri ile yapılan
arkeolojik kazılarda açığa çıkartılan, taşınmaz
kültür varlıklarının korunması ve
değerlendirilmesi ile alanın ve içerdiği
değerlerin sunumu ve yorumlanması amacıyla
alınacak önlemleri ve bu önlemleri alınmasından
sorumlu örgütsel yapılanmayı belirlemektir.
ziyaretçiler tarafından kolaylıkla anlaşılacak bir
anlatıma kavuşturulması amacıyla, doğanın ve
insanların tahribine karşı alınacak önlemler ile
yapılacak restorasyon ve çevre düzenleme projeleri
ile bilgi-yön levhalarının hazırlanması ile
yürütülecek çalışmaların kısa, orta ve uzun vadeli
programlar kapsamında sürdürülmesine ilişkin usul
ve esasları belirlemektir.
Dayanak :
Madde 2- Bu Yönerge 2863
sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Kanunu’nun 45-46 maddeleri ile Kültür ve Tabiat
Varlıklarıyla İlgili Olarak Yapılacak Araştırma,
Sondaj ve Kazılar Hakkında Yönetmelik’in 9.maddesi
hükümleri doğrultusunda hazırlanmıştır.
Kısaltmalar :
Madde 3- Bu yönergede
geçen:
“Bakanlık” : Kültür ve Turizm Bakanlığını,
“Kurul” :Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma
Bölge Kurulunu
ifade eder.
Tanımlar :
Madde 4- Koruma; Ortaya
çıkartılan buluntuların yaşamlarını sürdürmeleri
ve mevcut durumlarını korumaları için gerekli
şartların ve önlemlerin belirlenerek, eserin
orijinalini bozmadan özellikle çevre ve insan veya
diğer etkilerin yarattığı risk faktörlerinin
ortadan kaldırılmasına yönelik işlemlerdir.
Restorasyon; Buluntuların yapısal bütünlüğünü
ve dayanıklılığını artırabilmek için, mevcut
yapıyı güçlendirerek, kültürel ve estetik
değerinin korunmasına yönelik müdahalelerin
belirlenmesi, gerekirse kullanım ve işletme
açısından değerlendirilmesini de kapsayan proje ve
uygulamalardır.
Bakım ;Restorasyon yoluyla
tanımlanan standardın sürdürülebilirliğini
sağlayacak rutin uygulamalardır.
Restitüsyon; Sonradan değişikliğe uğramış,
kısmen yıkılmış ve yok olmuş ögelerin, yapıların
veya yerleşimlerin özgün durumlarının, plan,
kesit, görünüş ve aksonometrik çizimlerle veya
maketle anlatımıdır.Yapı ve / ya da yerleşimlerin
ögün tasarmlarını ya da belli bir dönemdeki
durumlarını tesbit etmeyi amaçlayan ve bu amaçla
uygulamaya aktarılamayacak da olsa varsayımların
kullanılabildiği bir etüddür.
Rekonstürüksiyon; Tümüyle yıkılmış, yok olmuş
ya da çok harap durumda olan bir anıtın veya sitin
elde bulunan belgelere (eldeki belgeler nelerdir
?) dayanılarak yeniden yapılmasıdır.
Anastilosis; Özgün yapıdan çeşitli nedenlerle
yıkılarak dağılmış olan mimari yapı elemanlarının
toplanarak yeniden bir araya getirilmesidir.
Yapıdaki özgün konumu kesin olarak bilinen mimari
elemanların o konumları esas alınarak yeniden bir
araya getirilmesi.
Çevre Düzenlemesi; 5226 sayılı yasa ile
belirlenmiş “Çevre Düzenleme Projesi” başlığı
altında ören yerlerine özgü mekansal
düzenlemelerdir.
“Ören yeri” : Kültür ve Turizm
Bakanlığı izinleri ile kazı çalışmalarının
yürütüldüğü arkeolojik alanlarını, tarih
öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli
uygarlıkların ürünü olup, topoğrafik olarak
tanımlanabilecek derecede yeterince belirgin ve
mütecanis özelliklere sahip, aynı zamanda
tarihsel,arkeolojik, sanatsal, bilimsel, sosyal
veya teknik bakımlardan dikkate değer,kısmen inşa
edilmiş, insan emeği kültür varlıkları ile tabiat
varlıklarının birleştiği alanlardır.
Yasadaki örenyeri tanımı yukarıdakinden başka
bir tanım yapılmasına olanak sağlamamaktadır.
İzlenecek Yöntem ve Hedefler :
Madde 5- Taşınmaz kültür
varlıklarının korunması ve restorasyonunda;
Türkiye’nin de taraf olduğu
“Anıtların ve Sitlerin Korunması için
Uluslar Arası Yasa” olarak bilinen Venedik Tüzüğü
ilkeleri (Venedik Tüzüğü yasa değildir ve hiçbir
zaman Türkiye taraf olmamıştır. Çünkü Venedik
Tüzüğü ülkelerin resmi olarak taraf olmalarının
gerektiren formatta bir belge değildir.),
UNESCO’ya üye ülkelerin 1983 yılında kabul ettiği
“Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunmasına
İlişkin Sözleşme” hükümleri esas alınır.Bu konuda
daha birçok belge var. Bunlardan Avrupa Mimari
Mirasını Koruma Sözleşmesi ile Avrupa Arkeolojik
Mirasını Koruma Sözleşmesi Parlamento tarafından
kabul edilerek bir iç hukuk belgesi haline
gelmiştir. Bunun yanısıra özellikle arkeolojik
alanlar için değişik tarihlerde yayınlanan 4 ayrı
belge var. Bunları dikkate almadan hazırlanacak
bir yönerge eksik olabilir. Ayrıca, Venedik
Tüzüğünün geçerliği tartışılabilir. Son yıllarda
ülkeler (örnek: Avusturalya ve Çin) kendi “Venedik
Tüzükleri” ni hazırlamışlardır.
Madde 6- Kazı alanlarında
mevcut taşınmaz kültür varlıkları ile kazılar
sonucunda açığa çıkartılan taşınmaz kültür
varlıklarının korunması ve restorasyonuna = başka
bir proje türü yokmu dur? Proje anlayışımız sadece
olgunun fiziksel boyutunu mu ele almalıdır ?
yönelik projeler kazı başkanlıkları tarafından
hazırlanır ve uygulanır.Kazı başkanlarına bu
süreçte Bakanlık,
Madde 7- Arkeolojik alanlarda
mevcut veya kazılar sonucu açığa çıkartılan
taşınmaz kültür varlıklarının bakım ve
onarımlarına, korunmasına yönelik çalışmalarda;
farklı disiplinlerden (restorasyon uzmanı, mimar,
konservatör, strüktür problemlerini çözümleyecek
inşaat, zemin ve malzeme bozulmaları ve
analizleriyle ilgili kimya mühendisleri vb.)
uzmanlar kazı ekiplerinde bulundurulur.
Madde 8- Taşınmaz kültür
varlıklarıyla ilgili olarak yapılan restorasyon
projeleri ilgili Koruma Kurulu’nca onaylandıktan
sonra uygulamaya geçilir. Eğer kültür varlığı
Koruma kurulunca anıt eser olarak belirlenmiş ise
Anıt Eser Kurulu’nca belirlenen yıllık ve beş
yıllık koruma ve geliştirme projeleriyle
koordineli hareket edilir
Madde 9- Bakanlık tarafından
yaptırılacak çevre düzenleme projelerinde ve alan
yönetim planında değerlendirmek üzere;
alanınsunumu ve iyileştirilmesi
çerçevesinde kültür turizmini geliştirecek bilgi
sunumuna, ziyaretçilerin isteklerinin
karşılanmasına yönelik projelere ve gerekli
güvenlik önlemlerine temel olacak öneriler Kazı
Başkanlığınca hazırlanarak Bakanlığa sunulur.
Madde 10- Kazı alanında
yapılacak düzenlemelerde ve bu alanlarda yer
alantaşınmaz kültür varlıklarının
restorasyonunda yapı kalıntılarının olabildiğince
algılanmasını sağlayan ziyaretçilerin kolaylıkla
anlayacağı bir anlatıma kavuşturulması hedeflenir.
Madde 11- Projeler tekniğine
uygun olacak şekilde 19.04.1996 gün ve 416 sayılı
“Arkeolojik Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları”
ilke kararına uygun olarak hazırlanır.
Koruma İlkeleri :
Madde 12- Taşınmaz kültür
varlıklarının iç ve dış mekanlarında kerpiç sıva,
boya, fresk, kalem işi gibi bezemelerin temizliği
ve konservasyonu, kazı sezonu içinde bu konuda
yetişmiş uzmanlar tarafından bilimsel teknik
yöntemlerle yapılır.
Madde 13- Kerpiç, tuğla, ahşap
taş gibi doğal
kökenlimalzemelerin zamanla
bozulup harap olduğu durumlarda özel kimyasal
bileşimler kullanılarak sağlamlaştırılır. Özgün
yapının bozulma süreci durdurulur veya bir ölçüde
yavaşlatılır.
Madde 14- Kazı sırasında
ortaya çıkan aynı zamanda taşıyıcı özelliği olan
duvar, tonoz, döşeme ve diğer mimari elemanlar
kazı sezonu sırasında çağdaş teknolojinin
sağladığı sağlamlaştırma teknikleriyle yapısal
olarak sağlamlaştırılır ve koruma altına
alınır.
Madde 15- Anıtsal nitelikli,
taşınmaz kültür varlıklarının cephe temizlikleri
periyodik olarak ele alınır. Temizliğin hangi
teknikte yapılmasının uygun olduğunun saptanması
için cepheyi oluşturan malzemenin türü, kir
tabakasının niteliği, yüzey bozulmaları ve yapının
bulunduğu ortamın özellikleri laboratuar ortamında
incelenir.
Madde 16- Açıkta kalması
sakıncalı olan malzeme ve ayrıntılar (kerpiç,
mozaik döşeme, çini kaplı duvar, fresk vb.) sit
alanında olumsuz etki yaratmayacak, kendi başına
anıtsal bir nitelik taşıyan iddialı mimari
çözümlerden kaçınılarak, koruyucu üst örtü
sistemleri altına alınır.
Restorasyon :
Madde 17- Kazı alnındaki
taşınmaz kültür varlıkları yıllık ve beş yıllık
programlar çerçevesinde tahrip olmalarına fırsat
vermeden ve incelenerek yüksek maliyetlere gerek
kalmadan korunmalarını sağlamak üzere, saptanan
hasar ve bozulmalara göre bakım ve onarımları
yapılır.
Taşınmaz kültür varlıklarının restorasyonunda
genel olarak;
- Sağlamlaştırma
- Bütünleme
- Yenileme
- Yeniden yapma
- Temizleme
- Taşıma
Tekniklerinden ayrı ayrı veya bir arada
yararlanılır.
Madde 18- Yıllık ve beş yıllık
programlar kazı çalışma programı ile birlikte
Bakanlığa verilir. Program kapsamında
gerçekleştirilecek uygulamalar sırasında
Bakanlıkça gerekli destek sağlanır.
Madde 19- Restorasyon
sırasında,hasarlı kırık
parçaların birleştirilmesi, bütünlenmesi, antik
yatay ve düşey taşıyıcılara yük bindirmenin
sakıncalı olacağı durumların tespit edilerek yeni
taşıyıcı sistemler oluşturulur.
Madde 20- Onarımda
kullanılmayacak kadarharap
durumda olan mimari parçaların yerine malzeme
seçiminde eğer özgün malzeme sağlanabiliyorsa
kullanımı tercih edilir, mümkün olmadığı
durumlarda, özgün malzemenin rengine ve dokusuna
uygun, yapay malzemenin fiziksel ve kimyasal
özelliklerinin doğal malzemeyle uyumu dikkate
alınır.
Madde 21- Özgün parça
kırıklarının birleştirilmesinde, paslanmayan
donatı kullanılır.
Madde 22- Kültür varlığına ait
korunmuş parçaların yapı içindeki yerleri
saptanabilmiş ise anastilosis yapılır.
Madde 23- Anastilosis
çalışmaları kazılar sonucunda sitin ulaştığı genel
görünüme göre planlanır. Yüksek kalıntıların
bulunmadığı bir arkeolojik sitte parçaları olsa
dahi tek bir anıtsal yapının anastilosisine
gidilmesi yerine restitüsyon çizimi ile
yetinilir.
Madde 24- Venedik Tüzüğü’nün
15.maddesi uyarınca; Taşınmaz eserin sürekliliğini
ve biçimini sürdürmesine yardımcı olacak
bütünlemeler en azda tutulur, eklerin kolaylıkla
anlaşılabilmesi sağlanır.
Bakım :
Madde 25- Yapı kalıntılarını
akıp gitme olasılığından korumak için duvar/ zemin
yüzeyleri su geçirmez hale getirilir, alanda
yağmur ve zemin suyunun doğru bir şekilde drene
edilmesi sağlanır.
Madde 26- Daha kırılgan
yerleşim mekanlarına ait zeminler özellikle kış
mevsiminin etkilerinden korunur.
Madde 27- Yapı kalıntılarına
zarar verecek yabani ot ve benzeri zararlılar
ayıklanır, gerekli görülmesi durumunda atmosferik
kirlenmeyi düşüren erezyon ve eğimli yüzeylere
toprak kaymasını azaltan dayanıklı kullanışlı
bitkiler ekilir.
Madde 28- Taşınmaz kültür
varlıklarının bakımı yapılacak kısımların risk
haritaları yapılır ve bakım işlemi tanımlanır.
Risk haritasında yer alan tüm bilgiler özel bir
yazılım programına aktarılır. Her eserin
uğrayabileceği zarar özel istatistik
hesaplamalarla tanımlanır. Taşınmaz kültür
varlıklarının bakımları olağanüstü durumlar da
dikkate alınarak bu program kapsamında periyodik
olarak sürdürülür.
Madde 29- Eserlerin bakımı
daha önce yürütülmüş olan restorasyonlardan hiçbir
şekilde ayrı tutulamaz.
Çevre Düzenlemesi :
Madde 30- Ören yerlerindeki
çevre düzenleme projeleri kazı ekibinin görüşü
alınarak ilgili koruma kurulunun uygun görüşü
doğrultusunda Kültür ve Turizm bakanlığınca
yapılır, yaptırılır ve onaylanır.
Madde 31- Bu düzenlemeler
aşağıdaki amaçlara yöneliktir
a- Ören yerlerinin arkeolojik
potansiyelleri korunur.
b - Ören yerleri denetimli
olarak ziyaretçilere açılır. Bu çerçevede alanın
tanıtımına yönelik gezi güzergahları,
bilgilendirme ve tanıtım panoları, günübirlik
ihtiyaçlara yönelik hizmet üniteleri ve aydınlatma
gibi altyapı hizmetleri projelendirilir.
c- Mevcut kullanım ve
dolaşımdan kaynaklanan sorunlar
çözümlenir.
d- Alanın ihtiyaçları çağdaş,
teknolojik gelişmelerin gerektirdiği donatılarla
giderilir.
Madde 32- 5226 sayılı Yasa ile
2863 sayılı Yasa’ nın 3. maddesine eklenen “
yönetim alanı” içinde yer alan ören yerlerinin
çevre düzenlemesinin yanı sıra yapılan restorasyon
ve onarımlarla bütüncül bir yaklaşım içinde nasıl
yönetileceklerine ilişkin bir “yönetim planı”
hazırlanır.
Madde 33- Yönetim planının
belirlediği kısa, orta ve uzun vadede (1 yıllık, 5
yıllık, 10 yıllık) yapılan programlar çerçevesinde
kazı ve koruma çalışmalarının eşgüdümlü olarak
yürümesi
sağlanır.